Sakarya Büyükşehir Belediyesi Tıp Merkezi’nin Uzman Psikoloğu Dilara Demiröz, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nde yaptığı açıklamalarda, otizmin bir hastalık değil, gelişimsel bir farklılık olduğunun altını çizdi.
Otizmde toplumsal anlayışın önemi
Demiröz, otizme dair toplumsal yanlış algılara değinerek, otizmin eksiklik olmadığını ve hayatı farklı bir bakış açısıyla anlamayı gerektirdiğini belirtti. “Otizm, farklı bir işletim sistemiyle dünyayı algılamaktır” diyen Demiröz, toplumun bu konuda bilinçlenmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.
Erken tanı ve destek hayati önem taşıyor
Otizmin genellikle doğuştan geldiğini veya yaşamın ilk yıllarında ortaya çıktığını ifade eden Demiröz, erken tanı ve doğru desteğin sürecin yönetilmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Ailelerin ve eğitimcilerin bilinçli yaklaşımının, otizmli bireylerin gelişimine büyük katkı sağladığını dile getirdi.
Otizmli bireylerin iletişim yolları ve yanlış algılar
Demiröz, otizmli bireylerin “duygusuz” olduğu şeklindeki yanlış inanışlara dikkat çekerek, bu bireylerin iletişim kurmak için farklı yollar kullandığını belirtti. Her otizmli bireyin kendine özgü yetenek ve zorluklara sahip olduğunun altını çizdi.
Belirtiler erken yaşlarda gözlenebilir
Otizmin belirtilerinin çoğu zaman 18-24 ay arasında ortaya çıktığına değinen Demiröz, göz teması kurmama, isme tepki vermeme ve tekrarlayıcı hareketler gibi işaretlerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. 6-12 ay gibi erken dönemlerde bile bazı ipuçlarının görülebileceğini ekledi.
“En güçlü ilaç toplumsal anlayış”
Demiröz, otizme yaklaşımdaki en önemli unsurun anlayış olduğunu belirterek, “Anlayış, otizmin farklı işletim sistemini anlamada en güçlü ilaçtır” ifadelerini kullandı.





